Takipte olduğum en iyi spor blogu


| Üç Adım Üçleme: 3. Adım 1472 Sayılı |

3. Adım: 1472 Sayılı
Adı geçen kanun olmasaydı eğer;
Yüksekokul yılları sonrası konservatuara giremez,
Gözlerine bir sonbahar cuma gününde değemezdim..

Rimel nereye sürülür? diye sorduğumda yüz ifadeni unutmadım,
İleri geri konuşmak için vites değişimine gerek duymadın,
Geri kazanım amaçlı, yüzüme silleleri sağlı sollu attın;
Gerilim filmi karanlığına inat, zifiri katrana ittin de gittin..
Gerçek şu ki; aslen ”Nişanlıyam” dediğin vakit ben bittim..

Gittiğin memleketin il olmasına sevinemedim.
Gelirim yamacına fakat sevdamızı,
Gözlerine değdiğim memlekette yaşamayı yeğlerdim..
Gelim tümden mi, temden mi olmalı ?
Tem bazen akıcı olur, tüm yoğunluğa ve olumsuzluğa gebedir,
Elbette varılacak noktayı da bilmek gerekir.

Gelir gider tablosu yapsam gönlümde;
Gidişinde eksilenlerim, şüphesiz ‘gider’ kısmını taşırır,
Borçlanmalar peyda olurdu kalan ömrümde..
Böylece gem vuran yelkovan gibi olurdu seni düşünüşlerim;
24 saatte 1440 kez 12’nin üstünden geçer, saat başı belirir,
Ve ben, o saat başı belirginliğinde hep sana gelmeyi düşlerim..

“Gidiniz..” demiş Hz. Muhammed (SAV) “İlim Çin’de dahi olsa gidiniz.”
Gemi kaçta kalkıyor bilinmeze doğru? Başlı başına muamma..
Gerçi, uğurda sana ulaşmak varsa; Çin Seddi’ni dahi aşarım,
Eğer yine dönmezsen; kişiliğinden şüphe duyar, sana şaşarım..

İri göğüslerine renkli sutyen yakışırdı yakışmasına da,
İri gözlerine renkli gözlük takmasan da,
Emir telâkki ederdim;
Kâkülünün usulca örttüğü baygın bakışlarını,
Ta ki görene dek, fütursuza varan kaş çatışlarını..

Gerili gülüşüne mana yükleyemediğim,
Gel gelelim sadede öyleyse;
Elim, elin kokuyor kelebeğim,
”Elin elime değsin, ısıtayım üşüdüyse,
Boşa gitmesin son sıcaklığım..“

Opsiyon:

Bilmiyorum biliyor musun?
Tırnak içi son cümlem;
Rıfat ILGAZ üstadımdan alıntım,
Duyuyor, görüyor, okuyor musun?
Okuyorsundur belki de, bilmem..
Hissediyorum ama sana çok alındım…

Tüm tashihler sırasıyla:
13.05 / 05.06 / 20.06 / 03.07 / 10.07 / 12.07.009

|Ka.|


| Rüyalarda bile buluşamadık |

Dünyama gelmeyeceksin biliyorum,
Rüyama geleceksin diye bekliyorum,
Göreceğim umuduyla rüyaya dalıyorum,
Gönüllerarası telgraf çekeceğim,
Seninle buluşabilmek ümidiyle bugün de daldım rüyaya,
Ulan rüyalarımda olmasa seni göremiyorum ha !

Hangi dilde anlatsam anlarsın,
Gözlerimin her yerde aradığını,
Dilimin her seferde andığını,
Yüreğimin pişmanlıkla yandığını..

Seni arıyorum elimde bir harita,
Geri sarıyorum zihnimde bin hatıra,
Uyandığımda yazmak istesem seni,
Güzelliğin sığmaz ki bin bir satıra..

Neredesin, elim sen kokuyor,
Çiçekli elbiseni asmışım askıya,
Her yerdesin, evim sen kokuyor,
Laleleri emanet etmişim saksıya…

Sevgin bende yok olmayacak,
Yok yok, bu böyle olmayacak,
İyisi mi uyanmalıyım sevginden,
Aksi taktirde sabahlar olmayacak..

Nasıl kaybettim seni?
Tabii ki ruhumun özensizliğinden, 
Aslında -öznesizliğinden-
İçmeye de niyetim yok,
Hiç medeniyetim yok..

Gönlüne girmiştim rızasız,
Çıkamadım arızasız..

Öyle güzel rüyaydın ki uyanmak istemediğim,
Kanat çırpışlarınla sen uyandırdın kelebeğim..

Bekliyorum kış bahçesinde,
Ölüm gelmeden önce,
Sen geri gel yarim..

Kerem Ka.
30.06.009


| 30.05.009 2’LİSİ |


| Üç Adım Üçleme:
2. Adım: Kalan Günler Sayılı |

2. Adım: Kalan Günler Sayılı
Tarih: 30.05.009
Bugün: gündüzün uzaması 1 dakika, ezanî saat 1 dakika geri alınır.
Dün: İstanbul’un fethi ve Orta Çağ'ın sona ermesinin 556. yılı,
Bön: umarsızca ayrıca masumca, sana attığım bakışlar duysa; bu söze alınır..
Bun: sırtımı döndüğüm üç ayda, çektiklerimin kısaltması olarak anılır..
Bungun: gittiğin günden itibaren yüreğimin ahvali,
Felç: yalnızlığa geriliş akabinde dudaklarımın hali.
Elçi: olamıyor yazdığım şiirler, soneler, sonatlar,
Tiz: geliyor sanırım, sesim ve düzdüğüm serenatlar..

İz: sağ şakak ile elmacık arasında, güneş görmemiş,
Giz: derin uykularda, yüreğime yerleşmiş,
Biz: olamadık! Olunganlık mı yaptık? onu da bilemiyorum..
Ben: hayatında ‘Forrest Gump’ misali yer almak istemiyorum!
Ozan: böyle yakmışsa türküyü, dinlemem hayatta..
Ezan: sevip de kavuşamayanlara gelsin öyleyse,
Heyhat: gülemiyorum kelebeğim..
Her: neyse!
3. Adım: 1472 Sayılı

 |Ka.|


| Paylaşılan İlk Mini Deneme |

Sonat:
Bir veya iki çalgı için yazılmış, müzik eseri.
Seninde bir ben için yazılmadığın belloldu.

Sanat:
Uğruna soyunurum.

Siyaset:
Gerekirse ona da soyunurum..

Misyon:
Yapılan veyahut aracı olunan işlerden alınacak komisyon..

Mason takipçisi:
Fason takipçisinden türemiş ajan çeşidi.

Tayin:
Olursa, pekmezin olmadığı bir memlekete olmasın..

Baskı:
Kaçıncı olduğunu bilemediğim aileden, çevreden, üstüme üstüme gelen;
"çalışmıyor musun, askere gitmiyor musun" sorularının şahsım üzerinden oluşturdu durum.

Anlamsız:
Gamsız olan Anıl isimli arkadaşın lakabı. -G- harfi yutturulmuştur.

Görüş:
Açısal bakış farklılıkları

Yaşantı:
Son dökülen yaşın ardından içilen ant: “Tövbe bir daha sevmeyeceğim”

İğde:
Yanındakine ettiğin rica cümlesi; ”Lütfen iğ de”

İğne:
Berikinin mana verilemeyen -lütfen iğ de- ricasına karşıt soru ünlemi.

İnanılmaz:
İnan ve Yılmaz isimli iki kafadarın işletmesini yaptıkları production şirketi olsa, adı böyle olurdu herhalde. Yılmaz isimli arkadaşın -Y- harfi yutturulmuştur..

Gider:
Ardına dahi bakmadan, ki zaten hiçbir dahi onun da arkasından bakmamıştı.

Ümük:
Sümük’ün sesinden hoşlanmıyordu. Sıkıldıkça sıkıldı, heyhat çıkamadı tatile..

Cüneyt Arkın:
Kafamda Ayhan Işık ile Alain Delon çehreleri birbirine karışık..

Eski dost.. ömrümce ilk defa, duyduğumda kahırlı paslarla bezenmiş zincirlere bağlı kaldığım,
duyuran kişinin beni közlü alevler barındıran, köy evlerindeki tandırların içine saldığı söz..
Sözü işitmeyi hak edecek ne yapmıştım, ödediğim neyin kefaretiydi?

Kerem Ka.