20140228

Lâlettayin Soytarı

Doğduğunun ertesi sarılık oldu. Gözlerin akı yumurta sarısı gibiydi.

Hep ustalarından öğrendiklerini uygulayan bir soytarıydı. Kendini geliştirme konusunda pek yetersizdi.

Durdu, bir süre kalabalığı izledi. Planladığı gibi tabancısını belinden çekip şakağına dayadı.

Aslında kendisine gülünmesinden hiç hoşlanmazdı.

To be continued...

20140212

| Bu Sevda Yasal Değil |



Sen kendinde beni,
Ben kendimde seni,
Arayınca bil ki;
Bunun adı hasrettir.

Sen kendinde beni,
Ben kendimde seni,
Bulunca bil ki;
Bunun adı sevgidir.

Sen kendinle beni,
Ben kendimle seni,
Dinleyince bil ki:
Bunun adı özlemdir.

Sen kendine seni,
Ben kendime beni,
Sorunca bil ki:
Bunun da adı sevdadır.

Lakin bu sevda yasal değil,
Sevme suçunu işleyen ben,
Bunu zerre bilmeyen sen,
Böyle sevda mı olur len?

|Ka|

20140208

Mak. Müh. Murat So - Zannedersem Tek Eksiğimiz

B Yüzü

1. "Yürüyor Olmamız Lazım"

Kış ortasında güneş açıyor kardeşim,
Yürüyüş yapmamız lazım,
Pencereden bir baksana kardeşim,
Yürüyor olmamız lazım.

Yağmur yağar ise, şemsiyeyle yürürüm,
Kardeşim yanımdaysa, ayaklarımı sürürüm,
Sarışın dilber görsem, bıyıklarımı bürürüm,
Bürüyor olmamız lazım.

Ondüladır, kardeşimin saç jölesi,
Uğruna olurum kardeşimin kölesi,
Mutluysan; gelmez insanın ölesi,
Ölmüyor olmamız lazım.

Kardeşim sever Ayvalık tostlarını,
Asla sevmez kredi kartı poslarını,
İnsan daima iyi seçmeli dostlarını,
Seçiyor olmamız lazım.

Kaynak kişi: Ozan Rudolfo

2. "Yokuş Yukarı Koşalım mı?"

Şimdilik enstrümantal :)

3. "Benim Meskenim Barlardır"

Cafeler bana çok dardı,
Külüstür'de hep yer vardı,
Hera'ya damsız almazlardı,
Benim meskenim barlardır.

Külüstür'de birçok sap vardı,
Taksim Sanat'ta full kız vardı,
Ufakken ağzımda sakız vardı,
Benim meskenim barlardır.

Ananaslı vodka beni sarmazdı,
Shot bardağı limonsuz olmazdı,
İnsan muhabbetsiz yapamazdı,
Benim meskenim barlardır.

Official'da adım anılırsa,
Nargile ağıza alınırsa,
Yerimi soran bulunursa,
Benim meskenim barlardır.

Kaynak kişi: Ozan Rudolfo

20140202

Çocukluğumuzun şahaneleri

Çocukluğumuzun almancıları arabalarıyla gelirdi. Bagajda ya da arka koltukta çikolata ambalajları görürdük. Acaba bize de dağıtırlar mı ümidiyle arabanın yanından ayrılmazdık. Plakalar ilgi çekerdi, portbagajları da öyle.. Nedense bizim mahalleye gelen almancıların ihtiyar olanları sakallıydı. Heyt! Ne günlerdi be.