20120630

Geçmişle yaşamak zaman kaybıdır!

Yazım Çeşidi: Güya deneme
Konusu: Zaman
Acaba ruh göçü diye bir şey hakikaten var mı? Şayet böyle bir şey varsa, zamanı da geri döndürmek mümkün olur mu? Kim bilir zamandan şikâyetçi olarak yaşayan ne çok insan vardır bu dünyada. Bana yetmiyor yirmi dört saat. Verlaine’in kendine sorduğu ünlü soru bana yöneltilse; “Söyle ne yaptın gençliğini?” büyük ihtimalle “Fazlaca boş zaman geçirdim..” diye yanıtlarım.

Zamanın ne sözcük anlamı, ne terim anlamı, ne somut ne soyut anlamını irdelemek istemiyorum. Yalnızca bende çağrıştırdığını aktarmak istiyorum. Bir dönem, hiç istemeye istemeye gittiğim eğitim kurumları, şimdi beni çağırıyor.. Girmekten hoşnut olmadığım kütüphane ve kitapevlerinden artık çıkmak istemiyorum. Yaşımın ilerleyişine ve eş değerde aklımın ilerlemeyişine bağlıyorum. Yavaş yavaş kendi kütüphanemi oluşturma savaşındayım. Hem aklımda, hem somut olarak odamda..

Demişler ki;

“Boş zamanlarımda halı dokurum.” Uzun siyah saçlı köylü kız,
“Boş zamanlarımda resim yaparım.” Sakallı ressam,
“Boş zamanlarımda besteler yaparım.” Romantik besteci,
“Boş zamanlarımda şarap içerim.” Sokaktaki sarhoş,
“Boş zamanlarımda yemek yerim.” 150 kiloluk adam,
“Boş zamanlarımda demeç veririm.” Eski politikacı,
“Boş zamanlarımda Meryemanayı düşünürüm.” Sarışın rahibe,
“Boş zamanlarımda marangozluk yaparım” padişah II. Abdülhamid,
“Boş zamanlarımda beyaz atlı prensimi beklerim.” Genç ve güzel kız,
“Boş zamanlarımda gençliğimi düşünürüm” yaşlı kadın,
“Boş zamanlarımda ağlarım” yalnız kalmış deli adam,
“Boş zamanlarımda havlarım” kulağı kesik karabaş,
“Boş zamanlarımda anırırım” yanık sesli eşek,
“Boş zamanlarımda toprak kurtlarıyla söyleşirim” profesyonel ölü.."

Yukarıda Gürhan Tümer’den büyük bir alıntı yaptım. Bana da soruyorlardı: “Boş zamanlarında neler yaparsın?” diye, ‘kızların peşinde ve top peşinde koşarım’ diye cevap ver(ir)emezdim...

“İşini erteleyen insan, işinin hiçbir zaman yapılmaması riskine giren insandır.” Baudelaire

Geçmişte bir işe girişecek olduğumda, katiyen ayakkabılarımı çıkarmazdım. Neticede benimsemediğimin göstergesiydi. Bana ne vereceğini öngöremezdim. Bu öngörüsüzlük şimdiki beni yarattı, durum fallar baktırmaya vardı: Kısa yakın zaman, orta yakın zaman, uzun yakın zaman dilimlerinde hayırlı bir şeyler olacak, oluşacak mı? “Geçmişle yaşamak da ayrıca zaman kaybıdır.” Babamın sürekli telaffuz etmesiyle aşina olduğum cümledir. Tabii olarak geçmişimdeki pişmanlıklardan sıyrılmak kolay olmuyor. Alacağım ve aldığım dersler gelecekteki benin yaratılmasında pay sahibi olacak.

"Hayatınız boyunca bir kurban olmak zorunda değilsiniz. Tam şu an ne olduğunuz, geçmişteki seçimlerinizin bir sonucudur. Ne olacağınız ise bundan sonra yapacağınız seçimlere bağlıdır" Ivan Burnell

Ardımda bıraktığım on yılda geçen boş zamanlarımın asla geri gelmeyeceğini biliyorum.
Ya şimdi? Otobüste, trafikte geçen bir dakikanın hesabını yapıyorum. Nasıl daha fazla okuyabilirim? Kaybettiğim zamanı geri getiremeyeceğimin bilincindeyim, lakin yarına daha bilinçli ve düzeyli çıkabilmek için okumak öğrenmek şart.. Konfüçyüs’ün dediği gibi, “Düşünmeden öğrenmek, zaman kaybetmektir.” Kalan yaşamımda öğrenme işini, ele aldığım konu üzerinde düşünerek, konuşarak, tartışarak yapmak niyetindeyim. Alık alık sokaklarda ekmek elden su gölden dolaşırken; şimdilerde büyük denizlere ulaşabilmek için küçük gölleri beğenmenin ötesine geçip, üzerinde santral kurarak elektrik üretmeye çabalıyorum.

Hatırlanmasa da, yaşamımızın her anında pek çok pişmanlıklar yaşıyoruz. Hiç 'keşke' dediniz mi? Bir kere bile dediyseniz, yaşadığınız zamandan pişman oldunuz demektir. Acaba ben kaç defa 'keşke' dedim? Bir, iki, beş... Sayısını net bilmiyorum, lakin az olmadığını biliyorum.

J. M. Powe’un, “Rüyaları gerçekleştirmenin en kolay yolu, uyumamaktır” sözünü kendime merdiven yaptım. Belki bu sözüyle bir bakıma ironi yapmış olabilir. Zaman, iki yıldır beni korkularımla yüzleştirirken; karşılığında uykularımı çalıyor. Her gördüğümü, her okuduğumu belleğime kazımak istercesine, ama hiçbir şeyi yerine oturtamadan gitmeyeceğim... Prova aşamalarını atlatarak, yaşamdaki oyunumuzu oynayıp, göç edeceğimiz güne dek zamanı iyi kullanmaya kendimi ayarlayacağım.


Yazan: Kerem KA.Tarih: Ocak 2010

20120629

Şayet bir gün evlenmeye karar verirsem, Ümit Besen nikah masası, Arif Susam ise nikah memuru olsun.

20120628

| Bilinemez |

Yalnız uykuya dalınca unuturum seni,
Belki bu sebeple gözümden uyku akar.

Ayrıca, kalbimin damı da hep akar.
Bil ki; bu nedenle gözyaşımdır onlar.

|Ka.|

20120627

| 3. dereceden 1 bilinenli yanığım |

Gönlümde 3.dereceden 1 bilinenli yanıklar var,
senelerdir iyileşmeyen,
Ömrümde kendinden bölünenli asal tanıklar var,
derdimi üleşmeyen...

|Ka.|

20120625

| Aç Parantez |

-Aç parantez-

Herkes uykuya daldı,
Yine akşam oldum,
Senden geriye sadece
Aklıma gelişin miras kaldı,
...Günüm, güneşim rutin.

Söz verdiğin halde,
Gelmiyorsun bir türlü,
Gelmeyişinin beşinci yılı,
Kaç beş yıl bekleyeceğim?

Sakın aç parantez deme,
biliyorsun:
Aç bir ( ) gibi olmaktansa,
Ölürüm daha iyi.
Hem artık gelsen de,
Boş kalacak bir parantezim.
Sana öylesine açım ki...

|Ka.|

22.03.011

20120622

20120614

Bumerang

"Bumerangı at fırlat uzağa, dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır." Ka.